Karagöl: 21. yüzyılın altını gaz

Karagöl: 21. yüzyılın altını gaz

Enerji Günlüğü - Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, yeni keşif ve yatırımlarla önemi artan doğalgazın 21. Yüzyılın altını olduğunu kaydetti.

Rusya Haberler Ajansı TASS ve Anadolu Ajansı işbirliğiyle İstanbul'da gerçekleştirilen Enerji Uzmanları Toplantısı, İstanbul Ortaköy'de gerçekleştirildi. Rusya ve Türkiye'den uzmanların yer aldığı toplantıda konuşan Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, doğalgazın diğer fosil yakıtlara göre daha temiz bir yakıt olması açısından kullanımının arttığını ve özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan enerji ve ekonomik büyüme arasında bir nedensellik ilişkisi olduğu için doğalgaza daha fazla ihtiyaç olduğunu aktardı. 

Gazın boru hatları dışında sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) olarak piyasaya sunulabilmesinin de kullanım alanını genişlettiğini kaydeden Karagöl, "Birçok yeni aktörün ortaya çıkması, Amerika'nın özellikle kaya gazı üretiminde hamle yapması ve ihracatçı ülke konumunda olması açısından sanki arz talebini oluşturuyor. Burada çok farklı kaynakların ve üreticilerin meydan okurcasına piyasaya çıkması arzın talebini oluşturuyor. Bu da gazın enerji birleşimindeki yerini artırıyor. Sadece Amerika değil, Doğu Akdeniz ve Hazar Denizi'ndeki yeni sahaların tespit edilmesi de gazın önemini arttırdı. Gaz, 21. yüzyılın altın madeni olarak tanımlanabilir." değerlendirmesinde bulundu. 

LNG ile gazın bölgesel kaynak olma kısıtının azaldığını ve bu kaynağın birçok bölgeye ulaşımının sağlandığını dile getiren Karagöl, bu durumun gazda yeni sahaların bulunmasını da etkileyeceğini ve gazdaki transfer maliyetlerinin düşürülmesi ve bu anlamda yerel gaz üretiminin desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. 

TÜRKİYE STRATEJİK KONUMUNU KULLANMAYA BAŞLADI

TürkAkım ve TANAP gibi projelerle Türkiye'nin ilk kez stratejik konumunu kullanmaya başladığını belirten Karagöl, "Böylece, 'Türkiye enerji ticaret merkezi olur mu?' konusu da dünya piyasalarında gündeme geldi. Ticaret merkezi olmak için depolama kapasitesine de farklı yatırımlar gerekiyor. Diğer yandan, Rusya için bu projeyle arz-talep güvenliği eşitlenmiş hale geldi. Talep güvenliği açısından Rusya'nın Türkiye'ye ihtiyacı var. Burada bir enerji denklemi kuruluyor ve Türkiye bu denklemde en önemli aktörlerden birisi ve aslında bir sabit değişken olarak yerini alıyor." değerlendirmesinde bulundu. 

Enerji Günlüğü